4 Haziran 2012 Pazartesi

Hayat...

Sessizlik içinde kopan fırtına gibidir hayat...
Durgun gözüken bir yanı vardır hep,
Yaşadığı her türlü karışıklığa rağmen,
Bir kenarda durarak saklanmasını bilir.

Hani insan oğlu der ya bazen...
İçinde bulunduğum hayat yolundan,
Bir anlığına kaldırıma çıkıp beklemek istiyorum,
Gelen geçen kimler ve neyler var ömrümde,
Onları görmek istiyorum...

İşte o bekleme anında ki sessizliktir asıl fırtına,
Ömründen geçen ve geçmekte olan herşeye karşın,
Bir başkaldırı bir isyan gibidir hayat,
Sonunda ya başın eğildiği veya her şeye rağmen dik durabildiği bir savaş,

Kazananın veya kaybedenin,
Hatta aynı anda her ikisinin sadece sen olduğun bir savaş,
Ya da sen olduğunun sandığın savaş,
Belki de hiç olamadığın- katılamadıığın- bir savaş,

Ama içten içe yüreğinde yaşamaya çalıştığın,
Yaşarken de korktuğun,Ses çıkarmaktan çekindiğin
Çocukların yağmurlu bir günde çamur içinde,
İçlerinde yaşadıkları hoş anlarla beraber pislik içinde eğlendikleri gibi bir şey...

ÖZ de ve SÖZ de yaşamın her kalıntısında çektiğini sandığın derdin,
Bir çok kişi için zenginlik olduğu tıpkı senin zenginliğinin bir çok kişi için dert olduğu
gibi ,
karmaşık ve dolambaçlı bir nefes alış verişi gibidir hayat,
Ciğerleri dolmuş bir insan gibi,
Nefes almakta zorlanan ama elinden düşürmediği sigarasına bir nefeslik yüklenir gibi,
Pis ama keyifli,
Yenik ama kahraman,
Sessiz ama gürültülü,
Düzensizlik içinde düzen gibi,
Yani öyle bir şey gibi işte.....