Sensizken, sessizlikler içinde boşa kulaçlar salladım,
Sensizliğin içinde sessizliğin hiçliğinde boğulurken,
Tuttunmaya çalıştığım tek şey sessizlikle birlikte sensizlik gerçeğiydi
Senin var olabilme ihtimalinle boğuşurken,
Adını seslendim sessiz bir çığlıkla birlikte,
Hiçliğin ortasına,sensizliğin yüreğine doğru....
Acımasız bir gerçeklik ince ince ruhuma işledi,
Sanki dantel oyalar gibi iğneler delik deşik etti benliğimi,
Ruhumda kaybettiğim sen ile, hıçkırıklara boğuldum sessizce...
Usulca kaldırdım başımı,göz yaşlarım bir sızı gibi düşer oldu yüreğime
Yani sensizliğin merkezine,Acımın tam göbeğine....
Kaynadı cehennemden bu yana bütün günahlarım,
Benliğim ile sessizliğin çemberinde senden arındım,
Ve senle anıldım......
Tıpkı önceden dediğim gibi farkettim yine de
Sensizken yoktum bende, tıpkı varlığında var olduğum gibi,
Sessizken sustum bende, tıpkı duanla var olur gibi,
Ne yüce bir dokunuştu senden bana gelen her nefes,
Ne ademdim, Ne de Nuh,
Ne de başka yüce bir kişi,
Her nefesde senin olduğun yerde bendim aslında,
Tek olan, bir olan, can olan....
Bir nebi aradım tıpkı senin sahip oldukların gibi,
Sözlerimi dinleyecek, ve iletecek,
Seni benimle bir canda tutup herkese söyleyecek,
Ve bir nevi sen oldum tıpkı eski günlerde ki gibi,
Meleklerimizi saldım dünyanın her bir yanına,
Adımı ansınlar binbir dua ile,
Yani beni, tabi ki de seni...
Hem demedim mi zaten
Sessizliğim ile sensizliğim arasında hiç fark yoktu benim için,
Çünkü sesimde sen varsın, içimde sen,
tıpkı sesinde ve özünde ben olduğum gibi......