20 Nisan 2011 Çarşamba

Divane....

Ey gönül, aslında sende olmamalı ne keder ne gam,
Hayat denizinde yüzen bir gül olmalısın
Olsanda deli divane her an,
Hayatı kucaklayan bir el olmalısın,
Bir yemiş misali kırsalarda seni,
Özünde yararlı bir can olmalısın,
Can can dedik olduk virane,
Bir tanrı kaybolmuş bende birde ben içimde,
Yine de her şeye rağmen ey divane
Tanrının şarabında ki can olmalısın......

Arayış

Çok yorgunum,Sanki biraz kırgınım,
Hayata kısa mola verip, yoldan kenara çıkıp,
Derin düşüncelerden sıyrılıp,
Uzun uzadıya hayatı izlemek istiyorum....

Kah ağlama duvarında gizlenmiş bir mitteyim,
Kah devler kaldırımında yürümekte ;
Geçmişin ve geleceğin kesişiminde,
Belirsiz bir hayatın içindeyim....

Yüreğim her geçen gün sıkışıyor,
Aklım devamlı benle dalga geçiyor,
Varlık ve yokluk arasındaki çizgide
Yarım yamalak bir haldeyim.....


Ne Hallac-ı mansur olur derdime derman,
Ne de ömer hayyamda dururum bir an,
İçmek isterim o aşkın şarabını,
Döner durur yine ayık dururum.....

Arafta tek başıma dinlerim Onu,
Ne bir ses duyarım nede bir seda,
Bir yanımda güneş misali yangın yeri,
öte yanda mis kokulu canlar....

Ne öte tarafta,ne beride,
Kendime yer bulamam bu yerde,
sessizliğin çığlıkları içinde,
Gönlüm virane ben deli divaneyim....

Tek derdim var; yaratıcı,
Tek belirsizim ; Geçmişim,
Tek amacım; Ona  Ulaşmak,
Tek sırım var ; Oda gizli.......